Archive for Nisan, 2008
Kur´an hayat kitabıdır
Kur´an hayat kitabıdır
Şükrü Hüseyinoğlu / sukruhuseyinoglu@anadolugenclik.com.tr
Yaşadığımız coğrafyada bundan yaklaşık 100 yıl önce bir yanık yürek, alemlerin Rabbi yüce Allahın hidayet rehberi olarak insanlığa bildirdiği Kuranın adeta bir ölüler ve mezarlıklar kitabı muamelesine tabi kılınması karşısında şu feryadı dile getirmişti manzum olarak:
“…
İbret olmaz bize, her gün okuruz ezber de!/Yoksa, bir maksad aranmaz mı bu ayetlerde?/Lafzı muhkem yalınız, anlaşılan, Kuranın:/Çünkü kaydında değil, hiç birimiz mananın/Ya açar Nazm-ı Celilin, bakarız yaprağına;/Yahud üfler geçeriz bir ölünün toprağına/İnmemiştir hele Kuran, bunu hakkıyle bilin,/Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için!
…”
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Müslümanın hayatla imtihanı
Müslümanın hayatla imtihanı
Tarık Yılmaz Bekler / tarikyilmazbekler@anadolugenclik.com.tr
Mekke müşrikleri, Hz.Peygamberi koruyan Ebu Talibe uzlaşma teklifleriyle geldiklerinde,üç teklif sundular:
1- İstiyorsa Mekkenin en güzel kızlarıyla evlendirelim:Kadınla imtihan
2 -İstiyorsa Mekkenin en zengin adamı yapalım: Parayla imtihan
3 -İstiyorsa Mekkenin reisi yapalım:Makamla imtihan
Bütün bunlar karşısında, kendisinden bir şey istiyoruz dediler: Atalarımızın dinini yalanlamaktan vazgeçsin. Allah Rasulü, peygamber basiretiyle teklifleri reddetmiş ve güneşi sağ elime, ayı sol elime koysalar davamdan vazgeçmem. Allahü Teala ya benim elimle dinini kemale erdirir ya da bu yolda ölür giderim demiştir…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Siyonistlerin hazin yolculuğu
Siyonistlerin hazin yolculuğu
Nureddin Şirin / nureddinsirin@anadolugenclik.com.tr
İslam ümmeti ile dünya müstekbirleri arasında süregelen ezeli Hakk-batıl savaşının tarihi bir dönüm noktasında bulunmaktayız; Rabbimizin vaad ettiği evrensel kurtuluşun kutlu ve aydınlık şafaklarına doğru yol alırken hem üzerimize düşen sorumlulukları hakkıyla ifa etmek, hem de İslamın yeminli ve azılı düşmanlarının önümüzde kurduğu tuzakları boşa çıkarmak için alabildiğince duyarlı ve alabildiğince gayretli olmalıyız.
Küresel bir haçlı savaşıyla dünya Müslümanlarını hedef tahtasına oturtan büyük şeytan Amerikanın Afganistan ve Irak hüsranı, Siyonist İsrail rejiminin ise Lübnan ve Filistin İslami direnişi karşısında aldığı ağır yenilgiler, düşmanlarımızı İslam Ümmetine karşı daha hırçın ve daha saldırgan bir konuma getirdi. Armedegon rüyası gören envangelist Bushun başkanlığının sonlarına doğru, Beyaz Saray şeflerinin yüksek yoğunluklu bölgesel çatışmaların fitilini tutuşturmak üzere olduğunu görüyoruz. ABD Başkan yardımcısı Dick Cheneyin Ortadoğuya yaptığı ziyaretin ardındaki amacın, İran, Hizbullah ve Hamasa yönelik geniş çaplı bir ABD saldırısına Türkiyenin de içinde yer aldığı bir “işbirliği” zemini oluşturma çabası olduğu ortadadır…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Türkiye´yi kapatmak
Türkiye´yi kapatmak
D. Mehmet Doğan / mehmetdogan@anadolugenclik.com.tr
Türkiyenin siyasî hayatında parti kapatma davaları kronik bir mahiyet arzeder. Çünkü Türkiyenin ideolojik sisteminde demokrasi arızî bir durumdur, esas olan totaliter yapıyı her ne pahasına olursa olsun sürdürmektir. İdeoloji devletinin aygıtları böyle davalarla varlıklarını ısbat ederler. Bu yüzden darbelerle kapatma davaları girift bir mahiyet gösterir. Askeri darbelerle kapatılmayan partiler, hukuk kullanılarak kapatılır!
Türkiyenin ideolojik sistemi 1920lerde oluşturuldu. Bu oluşumun sadece içeride tasarlandığını sanmak safdillik olur. Osmanlı Devletinin dünya siyasetindeki çok yönlü rolü, yeni Türkiyenin oluşmasından sonra terk edilmiştir. Böyle bir değişimin, İngiliz güdümlü dünya sisteminin bir sonucu olduğundan şüphe yoktur. Lozan sırf toprak ve sınır anlaşması değildir, yeni bir hükümranlık tanımlamasıdır; bir devletin bütün mirasıyla yok edilmesi, yeni bir devletin sıfırdan başlayacak şekilde kurulması konusunda güçlü bir beyandır. Nitekim yeni Türkiyeyi kuranlar, tıpkı Tanzimatın İngiliz destekli Reşit Paşası gibi, halkı, değerleri, yaşatıcı kuvvetleri hiçe saymaktan geri kalmamışlardır…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
İnsanlığı dirilten nur: Hz. Muhammed (s.a.v.)
İnsanlığı dirilten nur: Hz. Muhammed (s.a.v.)
İsmail Şakıma / ismailsakima@gmail.com
Kâinatı yaratan ve biz yarattıklarından kendisini bilip, kendisini hamd ile tespih etmesini isteyen Cenab-ı Allah; kâinata susuzluğunu dindirecek bir nur olarak Efendimiz (s.a.v.)i miladi 571 yılında, nisan ayı içerisine tekabül eden bir tarihte göndermiştir.
Efendimiz(s.a.v.) insanlık için bir diriliştir. Yeniden kendi özünü buluştur. Öyle ki; Hz. Ömer (r.a.)in yaşadığı ve insanlık için ibretlik bir hadise olan “seni öldürmeye gelen sende dirilsin” meselesinin vuku buluşu bunun en büyük delilidir.
Efendimiz (s.a.v.)in özü sevgi ve şefkattır. Merhamet onun benliğinin en büyük ifadesidir. Lakin kâfir ve zalimlerin yaptıklarına karşı en büyük hiddete de o sahiptir. O mazlumlara her zaman sahip çıkmış ve onları korumuştur. Ümmetine de bunu öğütlemiştir. Ümmetine “Haksızlığa karşı suskun kalan dilsiz şeytandır” diyerek, onlara Cenab-ı Allahın emri olan Hakkı ve adaleti ayakta tutmalarını ve eğer ki bunu yapmazlar ise kendi ümmetinden olmadığını hatırlatmıştır.
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Dogmalara karşı din eğitimi
Dogmalara karşı din eğitimi
Selime Kamil / haber@anadolugenclik.com.tr
Ülkemizin daima gizli yahut aşikâr gündeminde din ve dinle ilgili mevzular bulunuyor. Mart ayının başında okullardaki din kültürü ve ahlak bilgisi dersleriyle ilgili olarak Danıştayın kararı, din eğitiminin içeriği ve varlığının anlamı üzerine yeni bir tartışmayı başlattı.
Üniversitelere, Anayasadaki değişikliğe rağmen öğrenci alınmaması, AKP aleyhine açılan kapatma davası, sınır dışı operasyona son verilmesi, askerle CHP arasındaki gerilimli diyaloglar değişken gündemimizin içinde, din eğitimi mevzusuna uzun süreli yer bırakmadı. Ancak gündemden ziyade din ile ilgili konulara yıllanmış gündem maddeleri olarak yaklaşmak ve geniş perspektifle yorum yapmak en isabetli değerlendirme biçimi olacaktır. Bu sebeple ve bununla birlikte; din eğitiminin zorunluluğunu isteyenler ve istemeyenler açısından, bilimsel ve vicdanî olarak meseleyi, tarihî seyri içerisinde ele almalıyız. Siyaset ve hukuk, halk için mevcut olsalar da, siyaset halkın idaresi anlamına gelse de; hukuk, sosyal ve kişisel hayatımızı belirlese, tanzim etse de, bu iki alanın hareket biçiminden ve düzenlemelerinden, yasa ve yürütmenin içeriğinden maalesef halkımız yeterince haberdar olmuyor. Burada mesuliyet sadece siyasetin yahut hukukun değildir…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Yeşil pop ve tükenen samimiyet
Yeşil pop ve tükenen samimiyet
Eyyüp Akyüz / haber@anadolugenclik.com.tr
Ah modern dünya, ah modern dünyanın modern insanı!
Her şeyi silip süpüren yenidünya düzeni samimiyeti koyacak yer bulamadı. Çöp tenekesine taşınmak zorunda kaldı samimiyet.
Samimiyetsizliği, suniliği satın alan insan her alanda hezimet yaşadı. Konuştukları, söyledikleri, dinledikleri…
Bunların başını çekenlerden birisi de yeşil pop… Şarkılara, türkülere alternatif olarak ortaya çıkmıştı ilahi ve ezgiler. Şarkı dinlemek yerine bunları tercih etti İslam âlemi. Sözde aşk şarkılarına karnı toktu bu âlemin. Şarkıcılar yerine ilahiciler, ezgiciler davet edildi törenlere. Samimiydiler tam manasıyla. Hakiki aşktan bahsediyorlardı. Ezilmişlerden, zulme uğrayanlardan bahsedip umut dağıtıyorlardı. Allaha zikirler ediyorlardı. Şimdi… Şimdi arabesk müziklere sözler yazılıyor ve bunları ilahi diye yutturmaya çalışıyorlar bizlere. Ezgiler, pop şarkılarını aratmayacak dereceye ulaştı nihayet(!) Kalk oyna diyor ilahi müzikleri…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: 0555 4889592 oakgul58@gmail.com
Add comment 18 Nisan 2008
Çocuklar bayram etse
Çocuklar bayram etse
Ayla Abak / jodok@mynet.com
Çocukları sevindirmek aslında kolaydır. Eline bir balon tutuşturursun. Bu, onun bayramıdır. Top şeker uzatırsın; bayramıdır. Lunapark hep bayram yeridir. Bir çift kırmızı ayakkabı çocuğun yürüyüşünü bayram ettirir.
Deliye her gün bayram misali, her günü onlar için bayram kılmak mümkündür. Onlar büyükler gibi hesaplar, geçimler, intikamlar peşinde koşmazlar çünkü. Henüz kafaları da çok karışmamıştır.
Öte yandan horoz şekerlerin, çarpışan arabaların hatta -nedense- çok sevilen hamburgerlerin ve atari salonlarının uzun süre mutlu edemediği çocuklar, aramızda sayılarını artırarak dolaşmakta. Çocuklarda gittikçe asılan bir çehre, donuk bakışlar, bitmeyen bir tatminsizlik, yok edilemeyen bir sıkıntı hali bulaşıcı hastalık gibi yayılmakta…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: (555) 5542905
Add comment 18 Nisan 2008
Emeksiz ekmek olmaz!
Selami Güdener / selamigudener@anadolugenclik.com.tr
Bir hoca efendi “Rızık Allahtandır” dermiş sürekli, “Rızık Allahtandır çocuklar, rızık Allahtandır”… Bir gün, nefsinde sınamaya karar vermiş; “Evet rızık Allahtan ama bakalım rızık nasıl gelecek?”…Külliyenin en kuytu köşesine çekilmiş, kimsenin göremeyeceği. Sabahtan itibaren ibadet ediyor, tesbih çekiyor, bir taraftan da rızkın nasıl geleceğini merak ediyormuş. Öğle olmuş, hoca efendinin karnı acıkmaya başlamış artık. Ama bir dilim ekmek dahi yok. Hele sabır demiş kendi kendine. Dur bakalım, daha gelir”… İkindi olmuş yine bir lokma bir şey yok. Bu arada hoca efendinin karnı artık iyice zil çalmaya başlamış. Vakit akşam olmuş, hâlâ sabah yedikleriyle duruyor; kursağından aşağı bir lokma bir şey geçmemiş. Artık açlıktan bayılacak hale gelmiş hoca, üstelik yenmiş içilmiş, el ayak çekilmiş külliyede…
DEVAMINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN DERGİMİZE ABONE OLUNUZ!
TEL: (555) 5542905
Add comment 18 Nisan 2008

